Almanya'da restoran kültürü Türkiye'den farklıdır. Garson genelde sıkça gelmez, hesap otomatik gelmez — sen istemen lazım. Bahşiş standardı vardır. Bu yazıda restorana adım atışından hesap ödemesine kadar her sahne için pratik Almanca cümleler bulacaksın.
Reklam Alanı
1. Restorana Giriş
- Guten Abend, einen Tisch für zwei, bitte. — İyi akşamlar, iki kişilik bir masa lütfen.
- Haben Sie einen Tisch frei? — Boş masanız var mı?
- Ich habe eine Reservierung auf den Namen Yılmaz. — Yılmaz adına rezervasyonum var.
- Drinnen oder draußen? — İçeride mi dışarıda mı? (garson sorar)
- Können wir draußen sitzen? — Dışarıda oturabilir miyiz?
2. Menüyü İstemek ve İncelemek
- Die Speisekarte, bitte. — Menüyü alabilir miyim?
- Haben Sie eine englische Karte? — İngilizce menünüz var mı?
- Was empfehlen Sie? — Ne tavsiye edersiniz?
- Was ist das Tagesgericht? — Günün yemeği nedir?
- Ist das vegetarisch? — Bu vejetaryen mi?
- Ist da Schweinefleisch drin? — İçinde domuz eti var mı?
- Enthält das Alkohol? — Bunda alkol var mı?
İpucu: Türkçe konuşan biriysen ve domuz eti tüketmiyorsan mutlaka sor. Bazı yemeklerde "Speck" (domuz pastırması) saklı olabilir.
3. İçecek Sipariş Etme
Almanya'da yemek öncesi içecek tek tek sorulur — Türkiye'deki "su getir" otomatiği yok.
- Was möchten Sie trinken? — Ne içersiniz?
- Ein Wasser, bitte. Mit Kohlensäure / Ohne Kohlensäure. — Bir su lütfen. Gazlı / gazsız.
- Eine Apfelschorle, bitte. — Apfelschorle lütfen. (elma suyu + maden suyu, Almanya klasiği)
- Einen Kaffee. — Bir kahve.
- Einen Tee mit Milch. — Sütlü çay.
- Ein Bier vom Fass. — Fıçıdan bira.
Önemli: Almanya'da musluk suyu istemek bazen yadırganır — şişe su (Mineralwasser) standarttır, ücretlidir.
4. Yemek Siparişi
- Ich nehme das Schnitzel, bitte. — Ben Schnitzel alacağım lütfen.
- Ich hätte gern die Suppe. — Çorbayı isterim.
- Können Sie das ohne Zwiebeln machen? — Soğansız yapabilir misiniz?
- Mit Pommes oder Salat? — Patates kızartmasıyla mı salatayla mı?
- Wie möchten Sie das Steak — medium oder durch? — Steak nasıl olsun — orta mı, iyi pişmiş mi?
- Medium, bitte. — Orta, lütfen.
5. Alerji ve Özel Diyet Bildirme
- Ich bin allergisch gegen Nüsse. — Fındığa alerjim var.
- Ich vertrage keinen Knoblauch. — Sarımsak yiyemiyorum.
- Ich esse kein Schweinefleisch. — Domuz eti yemiyorum.
- Ich bin Vegetarier(in). — Vejetaryenim.
- Ich bin Veganer(in). — Veganım.
- Glutenfrei, bitte. — Glutensiz lütfen.
- Ist das Brot glutenfrei? — Ekmek glutensiz mi?
6. Yemek Sırasında
- Schmeckt es Ihnen? — Yemek nasıl?
- Ja, sehr lecker. — Evet, çok lezzetli.
- Können Sie noch Brot bringen? — Biraz daha ekmek getirebilir misiniz?
- Können wir die Karte noch einmal sehen? — Menüyü tekrar görebilir miyiz?
- Das ist nicht das, was ich bestellt habe. — Sipariş ettiğim bu değildi.
- Das ist zu salzig / zu kalt. — Çok tuzlu / çok soğuk.
7. Tatlı, Kahve ve Espresso
- Haben Sie eine Dessertkarte? — Tatlı menünüz var mı?
- Was haben Sie als Nachtisch? — Tatlı olarak ne var?
- Einen Espresso, bitte. — Bir espresso lütfen.
- Mit Zucker oder ohne? — Şekerli mi şekersiz mi?
- Mit etwas Milch, bitte. — Biraz sütle lütfen.
8. Hesap İsteme ve Ödeme
Almanya'da hesap kendiliğinden gelmez, sen istemen lazım.
- Die Rechnung, bitte. — Hesap lütfen.
- Können wir bitte zahlen? — Ödeyebilir miyiz?
- Zusammen oder getrennt? — Birlikte mi ayrı mı? (garson sorar — Almanya'da grup arkadaşları çoğunlukla getrennt ödeme yapar)
- Getrennt, bitte. — Ayrı ödeyelim lütfen.
- Mit Karte oder bar? — Kartla mı nakit mi?
- Mit Karte, bitte. — Kartla lütfen.
9. Bahşiş (Trinkgeld)
Almanya'da bahşiş %5-10 arası verilir. Hesap 22.50 € geldiyse, 25 € der ve fark bahşiş olur, ya da "Stimmt so." (Üstü kalsın) diyebilirsin.
- 25, bitte. — 25 lütfen. (yani 25 € ver, üstü bahşiş)
- Stimmt so. — Üstü kalsın.
- Machen Sie 30. — 30 yapın. (yani 30 € öde, fark bahşiş)
Pro tip: Yüksek bahşiş Almanya'da garip karşılanır. %15 zaten cömert sayılır. ABD kuralları geçerli değildir.
Örnek Diyalog: Akşam Yemeği
Garson: Guten Abend, willkommen! Haben Sie reserviert? Sen: Ja, auf den Namen Yılmaz, für 19 Uhr. Garson: Folgen Sie mir, bitte. Möchten Sie etwas trinken? Sen: Eine Apfelschorle und ein Wasser ohne Kohlensäure, bitte. (birkaç dakika sonra) Garson: Haben Sie schon gewählt? Sen: Ich nehme das Schnitzel mit Pommes. Hat das Schweinefleisch? Garson: Wir haben auch ein Hähnchenschnitzel. Sen: Dann nehme ich das Hähnchenschnitzel. Können Sie es ohne Zitrone bringen? Garson: Natürlich. (yemek sonu) Sen: Können wir bitte zahlen? Zusammen, mit Karte. Garson: Das macht 27,80 €. Sen: Machen Sie 30.
Sıkça Sorulan Sorular
Almanya'da garson kaç defa masaya gelir?
Türkiye'den çok daha az. Genelde sipariş alır, yemek getirir, ortada 1 kez "Hat alles geklappt?" (Her şey yolunda mı?) diye sorar, sonra hesap için sen çağırırsın. Bu kabalık değil, kültür.
Hesap geldiğinde nasıl bahşiş veririm?
Garson hesabı söyler. Sen toplam rakamı yukarı yuvarlayıp öyle ver: "30, bitte." dersen 30 €'yu garsona verirsin ve fark bahşiştir.
Helal yemek bulmak zor mu?
Büyük şehirlerde helal ve Türk lokantaları çoktur. Etiketlerde "Halal" yazılı yerleri tercih et. Standart Alman restoranlarında Hähnchen (tavuk) veya Rind (dana) sipariş edip "Schwein" (domuz) içerip içermediğini sor.
Çocukla restorana gitmek normal mi?
Evet, özellikle aile restoranlarında Kindermenü ve Kinderstuhl (mama sandalyesi) standarttır. "Haben Sie eine Kinderkarte?" diye sorabilirsin.
Restoranda sigara içmek serbest mi?
Çoğu eyalette iç mekanda yasak, dış mekanda serbest. Bavyera özellikle katıdır.
Pratik Tavsiye
İlk gidişinde bu yazıyı telefonda açık tut. Garson aceleyle sorduğunda telefondan okuyabilirsin — Almanya'da bu hiç ayıp değildir, hatta takdir edilir.
İlgili yazılar: Almanca Market Konuşmaları · Günlük Konuşma Kalıpları.